|
|
İngiliz’in vakit vakit gemilerden,siperden... yine bolca gülle,bomba savurduğu bir gündü Hızlı hızlı geçiyordu,tehlikeli bir yerden Birden bire gözlerime bir şey göründü.
Böyle büyük görünen şey küçük bir insandı, Fakat bana çok dokundu,ayaklarım bağlandı,
Ateşlerin yaladığı bu düzlükten geçenler, Güllelerin cehennemlik yağmurundan kaçarken... Yolun biraz kenarında,tek başına bir nefer, Pervasızca bombalardan,ateşlerden,her şeyden...
Kendisine,süngüsünden bir mihrapçık kurmuştu. Sonra onun karşısında namaza durmuştu.
Ne havada ıslık çalan..ve düştüğü yerlere Kızgın çelik dahmelerle ölüm saçan gülleler... Ne,semada ifrit gibi vızıldayan tayyare... Ne dünyalık bir düşünce,ne bir korku,ne keder.
Onun demir yüreğini oynatmaktan âcizdi. Sanki toplar,şarapneller tehlikesiz...sessizdi!
Potinleri yanınnda idi...onun büyük saygısı, kunduralı ibadeti görmüyordu muvafık. Böyle temiz bir yüreğin bütün işi kaygısı, Elbet hakkın rızasına olmalıydı mutabık . Kuru toprak üzerinde,kundurasız kılınan Bu namazın,pek uygun bir kubbesiydi âsumanı
Bir çam ona gölgesinden yapmıştı seccade Sanki tekbir alıyordu,vakit vakit,top sesi... Gözlerinin sade akı beyaz kalan yüzünde Parlıyordu,o sarsılmaz imanın gölgesi.
Hakkın divanındaeli bağlı dururken Artık o,can kaygusunu aelmıyordu hesaba. Kahramandır,çünkü toplar etrafında patlarken Zerre kadar titremedi,namazını bozmadı.
Dört yanına ateş saçan,türlü türlü âfetten Sanki onu koruyordu bir meleğin kanadı.
Onun böyle tevekkülü bana çok dokandı. Yüreğimi bir şey ezdi..iki gözüm sulandı. Böyle dalgın düşünerek geçerken ben yanından Sağa sola selam verdi,namazını bitirdi.
Sonra,biraz kımıldandı...ellerini yaradan Tanrı`sına dua için.Gökyüzüne çevirdi.
Şimdi allah`ına döküyordu derdini Gözerini kapamıştı...unutmuştu kendini Tanrı`sına karşı,boynu bükük duran bu nefer Korku bilmez bir yiğitti...hürmetlerle eğildim!
Duasına mutlak(Amin)diyorlardı melekler. Kendimi pek fazla gördüm...usul usul çekildim!
Ben giderken kulağıma değdi onun sedası; (Allahümme Salli alâ sey.yidina..)duası. Çekilmiştim;fakat halâ geriye Bakıyordum ne yapıyor o diye
Ben merakla böyle durup bakarken O,doğruldu silkinerek yeriden
Tanrı`sıyla hesabını bitirdi Süngüsünü kılıfına geçirdi. Giudiiyordu...arkasından seslendim Döönüp baktı,cevap verdi:-Efendim
-Uğur ola,acelen ne hemşerim Biraz eğlen gel cıgara içelim -Yok efendi,affedersin işim var Öyle çokluk eğlenemem vakit dar Adam sen de ne olmuş ,gel biraz-konuşalım
Sonra belki yetişemem nöbete buradan daha epey sürer şu tepe Başka vakit görüşürüz inşallah -Selametle koç yiğidim eyöah Fakat bari ,şu paketi olsun al -Eksik olma,tütün içmem,hoşça kal -Bir söz daha :neredesin? - İleride
Kanlı sırtın önündeki siperde... Böyle deyip şahin gibi süzüldü Sanki bağlı bir aslandı çözüldü Kanlı sırtın önlerinde eğlenirmiş bu aslan Fakat bilmem,bu toprağın kansız yeri neresi Düşmanlar da şahittir ki,seller gibi çağlayan Türk kanıyla yoğrulmuştur bütün dağı,deresi
Sen de işte o fedakâr erlerdesin ey yiğit Vazifen pek mukaddestir,aman durma hadi git
Adı neydi,nereli idi?Soramadım kendine Fakat onun Türk olduğu lisanından belliydi Adı Mehmet ya Ahmetmiş anlamağa hacet ne, Oradaki yiğitlerin hepsi de bir halliydi
Hepsi dindar,hepsi nazik,hepsi tosun,hepsi mert Hepsinde de (düşman kini) bir onulmaz acı dert
Selam size;ey Bursa`nın,Ankara`nın ,Konya`nın... Vatan için ölümleri şeref bilen evlâdı Emin olun,sizden akan bir damlacık kanın Elemiyle bir milletin bütün ruhu kanadı.
Şimdi halâ,nerde görsem kabalaklı bir asker Hatırıma gelir hemen namaz kılan o nefer. ----------------- (1) Ahmet Nedim Teşrinisani 1331 |
|