EDEBİYAT Ana Sayfa | Profilim | Arşiv | Arkadaşlarım
EDEBİYAT,SANAT.KÜLTÜR,ŞİİR

11/9/2005
Bağlantı

11/9/2005
Bağlantı

11/9/2005
Bağlantı

İNEBOLU3/9/2005

İNEBOLU

 

Derin dere,coşkun dere!

Acep senin ucun nere?

Nice yiğit gönül var ki

Hasret döküldüğün yere…

 

Tez gel Ali’m ,kısalt yolu,

Seni bekler !İnebolu!

 

Şu yamaca Selvi ektim,

Büyütünceye dek neler çektim.

Bu yaz Fatma ile senin

Düğününü görecektim

 

Tez gel Ali’m kısalt yolu,

Seni bekler !İnebolu!

 

Bitmez,uzun kıvrık yollar

Kağnılarla geçer kollar

Dağdan dağa hasrettiler

Bu yollarda selam yollar

 

Tez gel Ali’m kısalt yolu,

Seni bekler !İnebolu!

 

Bağlantı

TÜRK DÜŞMANLIĞININ SEBEBİ3/9/2005

TÜRK DÜŞMANLIĞININ SEBEBİ

 

   Almanya’da doktora yapan bir Türk genci bizzat yaşadığı bir olayı şöyle anlatıyor….Okulda arkadaşlık yaptığım Alman genci “Bugün Heiderberg Başpiskoposu’nun mühim bir konferansı var, gelir misin?” dedi.Ben de “hay hay,gidelim” dedim ve dört Alman genciyle konferansa gittik.Papaz efendi kürsüye çıktı ve direkt olarak İslâmiyet’e hakaret etmeye başladı.Ben terleme başlamıştım.Durumu anlayan Alman arkadaşlar “Haydi çıkalım,saçmalamaya başladı” diyerek beni teselli etmek istediler.Fakat ben çıkmayacağımı ve sonuna kadar dinleyeceğimi söyledim.Konferans bir hayli uzundu.Papaz İslâm dinine her türlü iftirayı yaptıktan sonra esas ateşi Türk Milleti’ne tevcih etti.”Barbar Türkler…Hunhar Türkler…Medeniyet düşmanı Türkler…” gibi kötülük namına aklına gelen her şeyi sayıyordu.Ve nihayet konferans bitmişti.Hemen yerimden kalktım “Papaz Efendi(!)  sual sorabilir miyim?” dedim.”evet” dedi.

 

            Dedim ki:”Konferansınızı sabırla dinledim.İslâmiyet hakkında söylediğiniz tamamen yanlıştır.Ama siz Hıristiyansınız,kendi dininizi doğru göstermek için bu tutumunuzu normal karşılayabilirim,ama garibime giden dünyada yaşayan 800 milyon Müslüman içinde nüfusu 40 milyonu dahi bulmayan Türkleri seçmeniz beni hayrete düşürdü.Halbu ki bizden daha kalabalık İslâlm ülkeleri var.Meselâ Pakistan,Endonezya,Arap devletleri,İran… Niçin onlar hakkında hiçbir şey söylemedin de yalnız Türk Milleti’ne hücum ettiniz?Bunu izah etmenizi istiyorum.”

 

            Papaz cevaben dedi ki:”İslâm Dini,Arap yarımadasından çıktı.Biz bu dini yok etmek veya Arap yarımadasında hapsetmek için Haçlı Seferleri düzenledik.Karşımıza siz çıktınız.Milyonlarca Hıristiyan’ı kılıçtan geçirdiniz.Viyana kapılarına kadar siz geldiniz.Hindistan’a İslâmı siz götürdünüz ve İslâm’ın kılıcı oldunuz..siz Türkler önümüze çıkmasaydınız biz arzumuzu yerine getirecektik.Bizim hesabımız sizinledir.Pakistanlıyla,Endonezyalıyla Arap ve İranlı ile bir hesabımız yoktur.” Ve devamla dedi ki:”Bu yalnız benim görüşüm değildir.Her Avrupalı böyle düşünür.” (1)

 

            İşte Avrupalıların Türklere olan düşmanlığının örneklerinden biri Ab ,AT kapısında neden bekletildiğimizi anlamak istemeyenlere bundan daha iyi bir örnek olabilir mi?

 

 

--------------------

(1)   DOĞAN AVCIOĞLU “Kur’an Gölgesinde ve tarih Önünde Türkler s.123-124

(2)   ŞABAN KALAYCI “SAKLANAN GERÇEKLER” Hamle Yay.1992 s.135-136

 

 

 

Bağlantı

YERLİ MALLARIMIZ3/9/2005

YERLİ MALLARIMIZ

 

Her göğüsteki derde her gün bir elem katan

Yabancı süslerini benliğimizden attık.

bugün kalplerimizde aynı emelle atan,

Aynı kandan hız alan bir heyecan yarattık.

 

Her nefes alışta biz kalbimizi kanatan,

Garbın ipeklerini başlarına fırlattık.

Mademki her şeyiyle yeniden doğdu vatan

Bizim benliğimize onlar giremez artık

 

Her gönüldeki yası bugünden eritecek

Kanıyan her göğüste başka bir gül bitecek

Başka bir renk sinecek yoğumuz varımıza

 

Her kan ağlayan gözün yaşını kurutacak

Niçin ?yurdun evlâdı daha üstün tutacak

Elin kumaşlarını yerli mallarımıza.(1)

-------------

(1)   Büyükkadıoğlu Cengiz

 

 

 

Bağlantı

NAMAZ3/9/2005

 

İngiliz’in vakit vakit gemilerden,siperden...
yine bolca gülle,bomba savurduğu bir gündü
Hızlı hızlı geçiyordu,tehlikeli bir yerden
Birden bire gözlerime bir şey göründü.

Böyle büyük görünen şey küçük bir insandı,
Fakat bana çok dokundu,ayaklarım bağlandı,

Ateşlerin yaladığı bu düzlükten geçenler,
Güllelerin cehennemlik yağmurundan kaçarken...
Yolun biraz kenarında,tek başına bir nefer,
Pervasızca bombalardan,ateşlerden,her şeyden...

Kendisine,süngüsünden bir mihrapçık kurmuştu.
Sonra onun karşısında namaza durmuştu.

Ne havada ıslık çalan..ve düştüğü yerlere
Kızgın çelik dahmelerle ölüm saçan gülleler...
Ne,semada ifrit gibi vızıldayan tayyare...
Ne dünyalık bir düşünce,ne bir korku,ne keder.

Onun demir yüreğini oynatmaktan âcizdi.
Sanki toplar,şarapneller tehlikesiz...sessizdi!

Potinleri yanınnda idi...onun büyük saygısı,
kunduralı ibadeti görmüyordu muvafık.
Böyle temiz bir yüreğin bütün işi kaygısı,
Elbet hakkın rızasına olmalıydı mutabık
.
Kuru toprak üzerinde,kundurasız kılınan
Bu namazın,pek uygun bir kubbesiydi âsumanı

Bir çam ona gölgesinden yapmıştı seccade
Sanki tekbir alıyordu,vakit vakit,top sesi...
Gözlerinin sade akı beyaz kalan yüzünde
Parlıyordu,o sarsılmaz imanın gölgesi.

Hakkın divanındaeli bağlı dururken
Artık o,can kaygusunu aelmıyordu hesaba.
Kahramandır,çünkü toplar etrafında patlarken
Zerre kadar titremedi,namazını bozmadı.

Dört yanına ateş saçan,türlü türlü âfetten
Sanki onu koruyordu bir meleğin kanadı.

Onun böyle tevekkülü bana çok dokandı.
Yüreğimi bir şey ezdi..iki gözüm sulandı.
Böyle dalgın düşünerek geçerken ben yanından
Sağa sola selam verdi,namazını bitirdi.

Sonra,biraz kımıldandı...ellerini yaradan
Tanrı`sına dua için.Gökyüzüne çevirdi.

Şimdi allah`ına döküyordu derdini
Gözerini kapamıştı...unutmuştu kendini
Tanrı`sına karşı,boynu bükük duran bu nefer
Korku bilmez bir yiğitti...hürmetlerle eğildim!

Duasına mutlak(Amin)diyorlardı melekler.
Kendimi pek fazla gördüm...usul usul çekildim!

Ben giderken kulağıma değdi onun sedası;
(Allahümme Salli alâ sey.yidina..)duası.
Çekilmiştim;fakat halâ geriye
Bakıyordum ne yapıyor o diye

Ben merakla böyle durup bakarken
O,doğruldu silkinerek yeriden

Tanrı`sıyla hesabını bitirdi
Süngüsünü kılıfına geçirdi.
Giudiiyordu...arkasından seslendim
Döönüp baktı,cevap verdi:-Efendim

-Uğur ola,acelen ne hemşerim
Biraz eğlen gel cıgara içelim
-Yok efendi,affedersin işim var
Öyle çokluk eğlenemem vakit dar
Adam sen de ne olmuş ,gel biraz-konuşalım

Sonra belki yetişemem nöbete
buradan daha epey sürer şu tepe
Başka vakit görüşürüz inşallah
-Selametle koç yiğidim eyöah
Fakat bari ,şu paketi olsun al
-Eksik olma,tütün içmem,hoşça kal
-Bir söz daha :neredesin?
- İleride

Kanlı sırtın önündeki siperde...
Böyle deyip şahin gibi süzüldü
Sanki bağlı bir aslandı çözüldü
Kanlı sırtın önlerinde eğlenirmiş bu aslan
Fakat bilmem,bu toprağın kansız yeri neresi
Düşmanlar da şahittir ki,seller gibi çağlayan
Türk kanıyla yoğrulmuştur bütün dağı,deresi

Sen de işte o fedakâr erlerdesin ey yiğit
Vazifen pek mukaddestir,aman durma hadi git

Adı neydi,nereli idi?Soramadım kendine
Fakat onun Türk olduğu lisanından belliydi
Adı Mehmet ya Ahmetmiş anlamağa hacet ne,
Oradaki yiğitlerin hepsi de bir halliydi

Hepsi dindar,hepsi nazik,hepsi tosun,hepsi mert
Hepsinde de (düşman kini) bir onulmaz acı dert

Selam size;ey Bursa`nın,Ankara`nın ,Konya`nın...
Vatan için ölümleri şeref bilen evlâdı
Emin olun,sizden akan bir damlacık kanın
Elemiyle bir milletin bütün ruhu kanadı.

Şimdi halâ,nerde görsem kabalaklı bir asker
Hatırıma gelir hemen namaz kılan o nefer.
-----------------
(1) Ahmet Nedim Teşrinisani 1331

 

 

Bağlantı

İSTİKLÂL (CEMİL SİNAN3/9/2005

İSTİKLÂL (CEMİL SİNAN)
  ALİSEYDİ OĞUZTÜRK
   ŞİİR /  Toplumcu

 
   
  Beşbin yıldan beri yanan bu ocak
Kıyamete kadar böyle yanacak
Tanrı`mızdan ateş aldık en evvel,
Onun sönmez alevidir bu sancak!

İçimizden nefer,hakan seçilmezi,
Hürriyete esir olan ezilmez,
Hiuç bir Türk`ün başı Ulu Tanrıyla
İstiklâlden başkasına eğilmez,

Can almadan ,can vermeden bıkılmaz,
Tahtımız bir arşa benzer,çıkılmaz..
Yücelerden yüce Türk`ün töresi
Kaf dağıdır,kolay kolay yıkılmaz...

"Kanımızla boyalanan bu sancak,
Bu yurt Türk`ün değil" demiş bir alçak,
Öyle ise eğer dünya yüzünden
Kıyamete kadar kanlar akacak...

İzmir Türk`ün yeşil Bursa Türk`ündür.
Edirne`yle İstanbul`da Türk`ündür.
Bunlar değil,hattâ bir Türk yüreği
Hangi elde kardeş bulsa Türk`ündür.

Coşkun seller gibi aksa yerde kan,
And içtik biz atılırız kormadan!
Tanrı bizim,töre bizim,il bizim,
Bu uğurda can veririz,her zaman (1)

-----------
(1)Hakimiyet-i Milliye Nr.134 16 mart 1337/1921)
NOT: Bu şiir bugünkü istiklâl Marşı Mehmet Akif Ersoy tarafından yazılmadan önce İstiklâl Marşı olarak belirlenmiştir.Mehmet Akif Ersoy`un yarışmaya katılmasıyla birlikte bu marş adeta unutulmuya yüz tutmuştur.

Bağlantı

OSMANOĞULLARINA KADAR TÜRKLERİN KULLANDIKLARI BAYRAKLAR3/9/2005

OSMANOĞULLARINA KADAR TÜRKLERİN KULLANDIKLARI BAYRAKLAR
Bayrak:Bir millet veya cemiyetin alâmeti olarak kullanılan dört köşe,düz ve resimler bulunan bir bezden yapılır.Bayrakların büyük ve önemli olanlarına Sancak denir.Bayrak ile Sancak deyimi arasında vaktiyle birk ayrım yoktu.Bugün bu iki deyim birbirine karıştırılmaktadır.Özel bir önemi olan resmi bayrakla gemilerin milliyetini göstermek için arka taraflarına çekilen veya askeri kıtalarca kullanılan bayraklara"Sancak" denir.

Anlamı:"Bayark" kelimesi aslı mızrak anlamına gelen "batrak" sözünden gelmektedir.Divan-ı Lügat-üt Türk'ün verdiği bilgiye göre zamanla"t" harfi düşerek yerini "y" harfi almıştır.Bu duruma göre "saplamak" mânasına gelen "sacmak"tan alınarak "saplanan âlet" mânasına olan batrak arasında anlamca bir ayrım olmadığı anlaşılmaktadır.

ESKİ TÜRKLERDE BAYRAK: Eski Türkler muharebelerde bazı risler veya toplulukylara alâmet olmak üzere bu batırma ve saplama silâhlarının ucuna kızıl bir iipek kumaş parçası takarlardı ki,bunlara "Kutas" denirdi.

muhtelif Türk toplulukları arasında aynı mânaya kullanılan bu tâbirler sonradan bilhassa Selçuk ve Osmanlı Türkleri zamanında bu alâmelerin şekil ve nevine göre ayrı ayrı anlamlar taşımışlardır;At kuyruğundan olanlara "tuğ" ,kumaştan olanlara "bayrak" ince olanlarına "yalav",bayrakların tepesine takılan kuyruklara "perçem" veya "beçkem",alemlere de "tanuk" denilmiştir.

_________________
orkun44

Bağlantı